meliha-varesanovic-topuklu-ayakkabi

Meliha Varesanoviç ve Bir Direniş Sembolü Olarak Topuklu Ayakkabı

Sevdiklerinle Paylaş:

Merhaba Sevgili Shoeperalılar,

Bugün sizlerle yakın tarihten beni en etkilemiş ve bugünkü dünya görüşümü şekillendirmemde etkisi olan, adını anmadan geçemeyeceğim özel bir kadın portresine yakından bakalım istiyorum: Meliha Varesanoviç.

90’lı yılların utanç verici Saraybosna Kuşatması’nın tüm dünyadaki simge isimlerinden biri haline gelen Meliha Varesanoviç, tank, top, tüfek tehdidi ve her 100 metrede bir meydana gelen patlamalar altında dimdik duruşu, zarafeti, dirayetiyle Bosna Kadını’nın gururunu temsil ediyor.

Ne oldu da Meliha Varesoviç Bosna’nın onur ve gururunun, direnişinin simgesi haline geldi merak ediyorsanız lütfen okumaya devam edin.

Meliha Varesanoviç ve Bir Direniş Sembolü Olarak Topuklu Ayakkabı

meliha-varesanovic-topuklu-ayakkabi
meliha-varesanovic-bosna-savasi

90’lı yılları anımsayanlar için Sarajevo Kuşatması anmadan geçilemeyecek korkunç bir süreç. Sırp milisler tarafından dört bir yandan kuşatma altına alınan Sarajevo’da deyim yerindeyse taş üstünde taş kalmadı. Dünya Tarihi’nin en kıyıcı katliamlarının yaşandığı Saraybosna’da Bosna Kadını’nın onurunu ve gururunu temsil ettiğini söyleyen özel bir kadın Bosna direnişinin sembolü oldu: Meliha Varesanoviç.

1992 Nisan’ından 1995 Eylül’ün dek süren savaş Sırpların Boşnak Halk’a uyguladığı insanlık dışı işkencelerle ve soykırımla tarihe geçti. Meliha Varesanoviç ise savaş sırasında ve sonrasında Sarajevo’da kamu görevlisi olarak çalışan inanılmaz bir Boşnak kadın portresi.

Sırp milisler top, tank, tüfek ve patlayıcılarla Sarajevo’yu yerle bir ederken Meliha Varesanoviç insanüstü bir dirayet göstererek her gün sanki olağan bir günmüşcesine işine gidip gelmeye devam ediyor.

Ev-iş, iş-ev arası mesafeyi yürüyerek kateden Varesanoviç, hemen her 200 metrede bir ani patlamalar ve sniper atışları arasında yapılı saçları, gran- tualet giyimi ve sokakta yankılanan topuk sesleriyle tanınıyor.

Bosna Savaşı Neden Çıkmıştı?

1.Dünya Savaşı sonrası Yugoslavya’da (Arnavut, Sırp, Hırvat, Makedon, Boşnak, Sloven) çok sayıda farklı inanış ve etnisite bir arada yaşıyordu. Belli bir süre Tito yönetiminde uyumlu bir ortak yaşam paylaşılsa da, zaman içinde Josip Tito’nun uyguladığı yönetim tarzında yaptığı hatalı değişiklikler farklı dinsel ve etnik topluluklar arasında huzursuzluklara yol açtı.

Tito’nun ölümü ve 1990’da Sovyet Bloku’nun parçalanma eğilimiyle beraber 1991’de Slovenya, Makedonya ve Hırvatistan’ın bağımsızlık ilan etmesiyle kritik ve çok tehlikeli bir sürece girildi.

1992’de Bosna-Hersek’in referanduma giderek bağımsızlığını ilan etmesi Sırplar’ın düğmeye basmalarına neden oldu ve Sırplar Bosna-Hersek’ten ayrılarak Bosna Sırp Cumhuriyeti’ni ilan ettiler. Ardından ise Sırplar Yugoslavya Devlet Başkanı’nın desteğini de alarak Hırvat ve Boşnak nüfusa yönelik korkunç bir kıyıma giriştiler. Amaç “etnik temizlik” ve Yugoslavya Ordusu’nun teçhizatını kullanarak tüm bölgeyi Sırplaştırmaktı.

Topuklu Ayakkabı Tıkırtılarında Meliha Varesanoviç Duruşu

Yakın tarihin tanıklık ettiği en ürkütücü kıyımlardan bir olan Bosna Savaşı’nda Meliha Varesanoviç tek 1 gün dahi aksatmadan dimdik işine gidip gelmeye devam etti.

Fotoğraflarına baksanız Varesanoviç’in Champs-Elysées’de alışverişe çıktığını sanabilirsiniz rahatlıkla.

Makyajı, giyimi, saçları, incileri ve topuklularıyla yerle bir edilen sokaklarda yılmadan, ürkmeden tıkır tıkır işine gidip gelirken Meliha Varesanoviç görüntülendiğinden habersizdi.

Panzerler, tanklar ve sniperlarla çevrili, adım başı bombaların patladığı Sarajevo sokaklarında yankılanan topuk seslerinin sahibi Varesanoviç, İngiliz foto muhabiri Tom Stoddart’ın deklanşörüne yakalanmıştı. Stoddart, bombalar altında tıkır tıkır ve dimdik yürüyen bu özel kadını fotoğraflayarak Varesanoviç’i Bosna direnişinin simgesi haline getirdi.

20 Yıl Sonra Meliha Varesanoviç ile Tarihi Buluşma

topuklu-ayakkabi-giymis-meliha-varesanovic-gorseli
meliha-varesanovic-sarajevo

Kuşatma ve savaş boyunca ülkesini terk etmeyen ve yaşamına “her günkü gibi” devam eden Meliha Varesanoviç, Tom Stoddart’ın çektiği tarihi fotoğrafla tüm dünyada tanındığını bilmiyordu.

Ta ki, bir gün Stoddart Meliha Varesanoviç’e kapağında kendisinin inci kolyesi, özenli makyajı ve topuklularıyla bombalar altında işine yürürkenki o meşhur fotoğrafının yer aldığı dergiyi gönderene dek.

Meliha Varesanoviç kendisiyle yapılan röportajlarda dünya basınına şöyle seslendi: “Savaş boyunca ülkemi terk etmeyi hiç düşünmedim. Annemi kaybetmiştim ve işime tutunmak benim için yaşama tutunmakla özdeşti. Tarzımı ve yaşantımı hiç değiştirmedim. İnci kolyemi ve ökçeli ayakkabılarımı hiç çıkarmadım. Ölmeden önce annem bana:”Meliha, yaşamda başına ne gelirse gelsin, daima yaşama devam et ve başını hep dik tut.” demişti ve ben de öyle yaptım.”

Müthiş foto muhabiri Stoddart, Sarajevo Kuşatması’nın sona erişinin tam 20. yıldönümünde Meliha Varesanoviç’le buluştu. Kendisinden rica etti ve Meliha Varesanoviç ’i aynı yerde, Sarajevo’nun Dobrinja Mahallesi’ndeki “o sokakta” aynı pozla yeniden fotoğrafladı.

“Ayakkabı Ruhun Arabasıdır” derken buna yıllardır samimiyetle inanıyorum. Meliha Varesanoviç topuklu ayakkabı ile kişisel, kadınsal ve ulusal onuru için direnç gösterirken topuklu ayakkabılarıyla tarihe geçmiş bir diğer çarpıcı örnek de devrik first-lady Imelda Marcos. Marcos’un ibretlik öyküsünü de okumak isterseniz şurada: “İmelda Marcos Sendromu Nedir?” 

İnanılmaz bir yaşam öyküsü bence Varesanoviç’inki. Savaşın, uygulanan katliam ve soykırımın tüm dünyanın gözleri önünde gerçekleştiği, Boşnak ve Hırvat nüfusa akla hayale gelmeyecek kıyımlar ve tecavüzlerin yapıldığı, savaşın en korkunç yüzünü gösterdiği anlarda işgalcilere direnişin daha güçlü ve daha zarif bir yöntemi bence yoktur.

Ne dersiniz? Topuklu ayakkabıları, dimdik yürüyüşü ve inci kolyesiyle Varesanoviç onurlu bir direnişi, insanüstü bir dirayeti, ulusların yüzüne çarpan müthiş bir simgeselliği ortaya koymamış mı?

Yorumlarınızı merakla beklerim. İçeriği düşündürücü bulduysanız sosyal medyada paylaşarak Shoepera’nın farklı ayakkabı severlerle buluşmasına destek verirseniz çok mutlu olurum.

Shoepera’yı Instagram ve Twitter ‘da izlemeye almayı unutmayın 🙌✔

Bir sonraki içerikte buluşmak üzere,

“Ayakkabı Ruhun Arabasıdır”

Kaynak: TRT Haber Arşivi

Görsel Kaynak ve Sanatçı: Tom Stoddart

Sevdiklerinle Paylaş:



Comments

  1. Yaşamda başına ne gelirse gelsin, daima yaşama devam et ve başını hep dik tut…
    Bir annenin evladına bırakacağı en güzel cümleler bınlar olsa gerek. Meliha varesanoviçin Azmi’ne hayran kaldım.

    1. Gerçekten de annesinin öğüdünü belli ki hiç unutmamış Meliha Hanım.
      Hem anneyi kaybet, hem tek başına çalışan bir kadın ol, hem de bombalar altında böyle yürüyebil…
      İnanılmaz bir kadın Meliha Hanım.
      Ziyaretinize, yorumunuza çok teşekkürler Seyhan Hanımcığım.

      Selamlar ve Sevgiler

    1. Gerçekten o dimdik duruş çok etkileyici.
      Ne zaman olağanüstü bir zorluk yaşasak Meliha Hanım örneği bize ekstra güç ve dayanıklılık katabilir.
      Yorumunuz için çok teşekkürler.

      Selamlar, sevgiler

  2. Meliha Varesanoviç hakkında yazdıklarınızdan çok etkilendim Aslı Hanım. Ne kadar yürekli bir hanımefendi. O ortamda insanlar ülkelerini terk etmek veya evlerine kapanmak zorunda kalırken her gün şık bir şekilde işine gidip gelmesi, topuklu ayakkabılarıyla tankların geçtiği, bombaların patladığı caddelerde yürümesi ne kadar takdir edilesi bir davranış. Bu hanımefendinin cesaretine sahip olmak kolay değil. Ama bu yürekliliğin birazını bile gösterebilsek, dünya çok daha yaşanılası bir yer haline gelir diye düşünüyorum. Bugün yine sayenizde yeni bir bilgi öğrenmiş ve bu güçlü hanımefendiyi tanımış oldum. Çok teşekkürler bu değerli paylaşımınız için.

    1. Yazımı beğenmeniz beni çok mutlu etti Gülhan Hanımcığım.
      Meliha Hanım örneği çok sarstı beni.
      O sokakta ben olsaydım, o topuklarla başım dimdik panzerlerin arasında
      böyle yürüyebilir miydim emin değilim açıkcası.

      Annesinin öğüdünü hiç unutmamış belli ki Varesanoviç.
      Tabii foto muhabirinin de müthiş başarısı “o anı” yakalayabilmek.

      İlham ve güç veren müthiş bir irade göstermiş Meliha Hanım.
      Dünyayı kadının gücü, zarafeti ve dayanıklılığı daha güzel bir yer yapıyor.

      Ziyaretinize, yorumunuza çok teşekkürler.

      Sevgilerimle

    1. Savaş insanlığın yüz karası, kan ve kin dolu korkunç bir süreç.
      Tüm değerlerin alaşağı edildiği, büyük bir çöküş insanoğlu için.

      Gezegenimiz devasa ve çok güzel. Her şeyden herkese yetecek kadar var.
      Paylaşılamayacak, insanca kardeşçe bölüşülemeyecek hiçbir şey yok aslında.

      Dilerim bizler topuklularımızı sadece neyi neyle giyelim bağlamında kullanırız ve
      Meliha Hanım’ın dirayetini sergileme durumunda hiç kalmayız.

      Uygarca, insanca, özgürce yaşayalım güzel ülkemizde.
      Ziaretiniz ve yorumunuz için çok teşekkürler.
      Selamlar, sevgiler

    1. Tastamam öyle:) Meliha Hanım’ı tanıdıktan sonra evdeki ayakkabılara bakışım değişti inanın.
      Ha, ben bu tüfek karşısında Meliha Hanım gibi dimdik duramazdım belki o ayrı.

      Çok etkiledi beni, bana güç verdi bu örnek.
      Ziyaret ve yorumunuz için çok teşekkürler.
      Sevgilerimle

  3. Gerçekten ilgiyle okudum 1993 yılında Bosnalılar savaştan kaçarak bir kısmı ülkemize sığındılar.Trakyada bizim bölgemize gelenler bir yurda yerleştirildiler.Bazı işlere girip çalıştı bu insanlar.Erkek kardeşimin kız arkadaşı Erna da gelen Bosnaklardandı.Son derece kaliteli insanlardı ailecek görüşüyor,pikniklere gidiyorduk.Mesela Ernanın annesi makine mühendisi,dedesi avukattı.Bir kaç yıl bizlerle iç içe kaldılar ve en ufak bir rahatszılık vermediler.Kaldıkları yurtta bizi kahvaltıya davet ettiler pırıl pırıldı her yer.Hiç biri kavga çıkartmadı,küçük işlerde çalıştı,halkı rahatsız etmedi ve daha sonrada yurtlarına döndüler.Erna çok güzel uzun boylu upuzun saçlı bir kızdı ama henüz kardeşimde o da 17 yaşındaydılar bu yüzden evlilik düşünülemedi.Erna ve ailesi Amerikaya yerleştiler arada hala mektup yazıyorlar.Gerçekten bu asil insanları tanıdığıma mutluyum onlara Türk misafirperverliğiyle yaklaştık ve gerçekten beraber çok güzel vakitler geçirdik.Tekrar hatırlattın o güzel günleri bana sağol.

    1. Bu anlamlı anılarınızı paylaştığınız için çok teşekkür ederim.
      Ne şanslısınız böyle bir hatıraya sahip olduğunuz için.
      Siz de kültürümüzü, insaniyetimizi ne güzel temsil etmişsiniz ailece.
      İnsanlık kendi içinde büyük bir özdeşlik ve kardeşlik duygusuna sahip.
      Ama politikacılar ve global çıkar çevreleri bunu yok etmek için asırlardır
      çalışıyor maalesef.

      Ziyaretinize, yorumunuza çok teşekkür ederim.
      Selamlar, sevgiler

  4. Aslı hanım.Harika ve ilham verici bir hikaye.Kadının yaratma gücü, estetik anlayışı ve savaşa karşı hayatı ve barışı savunan tarafını temsil ediyor bence Meliha Varesanoviç… Yaşasın topuklu ayakkabılarımız der, size çok teşekkür ederim 🙂

    1. Rica ederim Selma Hanım. Ziiyaretiniz için asıl ben teşekkür ederim.
      Meliha Hanım beni çok çarptı ve sarstı.
      100 metrede bir bombalar patlarken, bana doğrultulmuş bir tüfek karşısında
      ben böyle durup böyle yürüyebilir miydim, hep bunu düşünüyorum.

      Bu kadar korkusuz olamazdım sanırım, bunu kabul etmem gerek.
      Ayakkabılıktaki topuklulara bakışım değişti inanın.
      Ne zaman birini elime alsam Varesanoviç aklıma geliyor.
      Kendime “O yaptıysa sen de yapabilirsin” diyorum asla böyle bir durumda olmamayı
      dileyerek.

      Ziyaretiniz ve yorumunuz için çok teşekkürler.
      Gelecek yazılarda buluşmak üzere,

      Sevgilerimle

  5. Zalimlere inat normal yaşama devam… Tarih kardeş Bosna halkına yapılan bu katliamı asla ve asla affetmeyecek. Dünya unutsa da biz unutmayacağiz ve unutturmayacağız. Meliha Varesanoviç’i bu onurlu duruşu nedeniyle kutluyorum. Bilmediğim bir konuyu anlatmışsınız. Bilgilendik. Teşekkür ederiz.

    1. Korkunç bir olay ve dünyanın gösterdiği duyarsızlık da düşündürücü.
      Meliha Hanım çok etkiledi beni; o duruş, o dimdiklik müthiş!
      Annesinin öğüdünü tastamam tutmuş, çok çarpıcı bir örnek.

      Ziyaretiniz için çok teşekkürler.
      Gelecek yazılarda buluşmak üzere,
      Selamlar, sevgiler

    1. Hem de ne güç.Böyle bir duruş, böyle bir azim, böyle bir kendine inanç çok çok nadir çıkar.
      Ben bu durumda böyle yürüyemezdim mesela.
      Ziyaretiniz ve yorumunuz için çok teşekkürler.
      Selamlar, sevgiler

  6. savaşta da olsa demek ki giydiklerimiz özellikle de ayakkabılarımız çok önemli hep o ses vardırya tak tak diye adamı görmeden ayakkabısının sesini duyarsın ne geliyor öyle diye bir bakarsın 1.60 bir adam gelmiş 🙂 elinize sağlık aslı hanım

    1. Yaa işte karşıdan bakınca 1.60 ama tanklar ateşe başlayınca demek ki Meliha Hanım’da 1.60 daha yerin altında var:)
      İnanılmaz bir kadın!
      Ziyaret ve yorumunuz için çok teşekkürler.
      Selamlar, sevgiler

  7. Tanklara, toplara topuklu ayakkabılarıyla ve cesur gülüşüyle meydan okuyan, kirli savaşın zarif “asi” kadını “Meliha Varesanoviç”. Harika bir yazı olmuş, yüreğinize sağlık.

    1. Gerçekten Meliha Hanım’ın duruşu beni çok etkiledi.
      Böyle bir sağlamlık, böyle bir dayanıklılık nasıl olabilir?
      Yazımı beğenmenize çok sevindim; gelecek içerikte buluşmak üzere,

      Sevgilerimle

    1. Sevgili Nurcan Hanım,
      Ben de Meliha Hanım’ın öyküsüyle ilk karşılaştığımda çok etkilendim kendimden.
      Keşke böyle bir dirayete, şu dimdik duruşa ben de sahip olsaydım diye geçirdim içimden.
      Çok ilham ve güç veren özel bir kadın Meliha Hanım.
      Yazımı beğenmenize çok sevindim.

      Sizi Shoepera’da er daim görmekten çok mutlu olurum.

      Sevgilerimle

  8. Meliha hanım ökçeli ayakkabıları ve duruşu ile tarihe adını yazdırarak, ardından gelecek bayanlara da önemli bir rol model olmuş. Böylesine bir yaşanmışlığı bizler için paylaştığınız içinde teşekkür ediyorum.

    1. Ne kadın ama değil mi Erhan Bey*
      İnsana güç aşılayan çok sağlam bir duruşu var.

      Dilerim bizler asla kendisinin yaşadıklarını yaşamayalım elbette ama olur da yaşarsak,
      hepimize Meliha Hanım’ın dirayetinden diliyorum.

      Ziyaret ve yorumunuz için çok teşekkürler.
      Gelecek içeriklerde buluşmak üzere,

      Selamlar, sevgiler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Aslı TUNCA

14 yıl deneyimli bir stratejik pazarlama ve marka yönetimi insanı. Yaşamı stratejiler, sunumlar, lansmanlar ve eventler arasında geçer. Pazarlamayı, markaların evrenini aşkla sever; mesleğine düşkündür, ayakkabılara da :) Aşırı araştırır, çok düşünür, pek gezer, az yazar. Güzelliklere, inceliklere ve güzelliğin ardındaki felsefeye inanır. Hayatta attığımız adımlarda, ayakkabıların simgesel bir anlamı olduğunu düşünür.

Devamı Gelsin Derseniz

SHOEPERA e-mailing grubuna kaydolun; ücretsiz kulüp üyeliğini ve ayakkabı havadislerini kaçırmayın!

SHOEPERA'lılara katıldığınız için teşekkürler. Bu mesajı Shoepera abonesi olarak kulübe ücretsiz üye olma ve içeriklerden haberdar edilme tercihiniz sebebiyle almaktasınız. Ayakkabıların nabzını birlikte tutmak ve Shoepera'da olmaktan keyif almanız dileğiyle:) Aslı TUNCA

Bir şey ters gitti.





Scroll Ad 300*250 (In Post – 5-10 ve 15 . paragraflar sonrası)


Tüm İçeriklerime Göz At
Okura Özel Not

Sevgili Shoeperalılar,

Shoepera Türkiye Yüksek Ökçeler Kulübü, yapılanması gereği ücretsiz kulüp üyeliklerini e-bülten abonesi olmanızla sunuyor.

Bu sebeple:

1.E-bültene abone olmanız,

2.Beğendiğiniz içerikleri sosyal medyada paylaşmanız,

3. Shoepera’yı sosyal medyada beğenmeniz ve takibe almanız,

4. İçeriklere ilişkin yorumlarınızı paylaşmanız

5. Shoepera İçerik Planı’na katkı yapmanız benim için altın değerinde.

Bu sayede sizlere kaliteli çalışmalar sunup sunmadığımı görme fırsatı veriyorsunuz bana.

Zamanınızı ayırarak Shoepera’ya verdiğiniz tüm bu destekler için hepinize çok teşekkür ederim.

shares