victoria-beckham-stiletto-ayakkabi

Victoria Beckham ve Bir Öz Değer Paratoneri Olarak Topuklu Ayakkabı

Sevdiklerinle Paylaş:

Sevgili Shoeperalılar,

Bugün ne zamandır yazmak istediğim ve araya hep başka konuların girdiği yazımla sizlerleyim: Stiletto Kraliçesi Victoria Beckham ve ayakkabıları. Malum, Victoria Beckham dünya gündeminden inmek bilmiyor ve bunda kurduğu moda imparatorluğu kadar devasa topuklu stilettolarının da payı büyük.

Spice Girls Grubu’nun dağılması sonrası Victoria Beckham ’ı bugün bambaşka bir konumda ve duruşta görüyoruz. Ama Beckham’ın kaderi hiç de öyle kolay ve 1 gecede devrimsel şekilde değişmedi. Özellikle David Beckham’la evliliği sonrası dünya basını Victoria’yı sıkı markaja aldı: 4 evlat annesi oluşu, kurduğu moda markasıyla tutunup tutunamayacağı, niçin hep çok zayıf olduğu, hep durgun gözüken ve hiç gülümsemeyen bir kadın oluşu ve daha neler neler…Ama en çok haber olduğu konu meşhur ayakkabıları.

Beraber Victoria Beckam ayakkabılarından yola çıkıp biraz öz değer ve kişisel mutluluk konusuna bir el atalım diyorum; ne dersiniz?

Stil İkonu Victoria Beckham ve Stiletto Serüveni

victoria-beckham-topuklu-ayakkabi
Victoria-Beckham

Beckham çifti dünya basını tarafından yıllardır hiç rahat bırakılmıyor. David Beckham bu durumdan hiç yakınmazken yıllar boyunca çekilmiş tüm Victoria Beckham fotoğraflarında 2 şey hiç değişmiyor: Aşırı topuklu stilettolar ve sanki örtülü bir öfke saklarmış gibi gözüken ifadesiz bir Victoria Beckham yüzü.

Victoria müzik kariyeri boyunca ve aradan geçen yıllar zarfında milyonlarca kez fotoğraflandı ve fotoğraflarının hemen hepsinde stilettolu. Pazar sabahları ve markete giderken bile, evet!

Kurduğu moda markasının Victoria’ya yarattığı inanılmaz iş yükü, açılışlar, lansmanlar, sürekli uçak yolculukları, balolar, davetler, annelik, devamlı “stil ikonu” performansı vermek zorunda hissetmek derken 2011 yılında Victoria ayaklarından çok ciddi bir sağlık sorunu yaşadı. Yıllar boyunca günde 15 saat  giydiği çivi topuk stilettoların acısını ayakları Victoria’dan çıkarttı. Eğer kendi stilettolarınızı seçerken sizin için doğru topuk boyuna karar vermekte zorlanıyorsanız şu içeriğime de uğramanızı öneririm:”Ayakkabı Topuk Boyu Nasıl Ölçülür?

Ağır bir ayak kemiği deformasyonu yaşayan ve bağ dokuları zedelenen Victoria Beckham ‘a doktorlar çok uzun süre stiletto giymeyi yasakladı. O dönem verdiği röportajlarda Victoria niçin stiletto giymeyi “bu derece” abarttığı sorulduğunda “daha uzun duruyorum, daha zarif görünüyor” gibi cevaplarla durumu geçiştirse de sonunda şunları söyledi dünya basınına: “Ayaklarım çok iğrenç; midemi bulandırıyorlar. Onları görmeye tahammül edemiyorum. Ama stilettoların içindeyken daha kabul edilebilir gibiler. Onları giyince kendimi yüksekte, daha dayanıklı, daha güçlü gibi hissediyorum. Düz babetlerle kendimi güçsüz, yerden, basık ve çirkin hissediyorum.”😲🤔👎

Victoria Beckham kadar sorunlu şekilde olmasa da ısrarla stiletto tercihinde bulunan İngiliz Kraliyeti Düşesleri ve Stiletto Kombinleri konulu yazımı da okumaktan hoşlanabilirsiniz.

Topuklu Ayakkabı Öz Değer ve Kadınsal Mutluluk İlişkisi Sorunlu Bir İlişki Mi?

Victoria’nın ayakları hakkındaki nefret dolu düşünceleri ve sürekli stiletto giymesinin nedeni  beni hep düşündürmüştür. Ben de ayakkabı hastası bir kadın olarak topukluları çok severim ama haftada 7 gün günde 15 saat çivi topuk stilettoyla yıllarca dolaşıp ayaklarımı feda edecek kadar değil.

Topuklu ayakkabıların kadın psikolojisine olumlu etki yaptığı, giysilere, duruşa farklı bir hava kattığı bence inkar edilemez. İşim stratejik pazarlama ve marka yönetimi malumunuz. Bu noktada kendi mesleğime de eleştirel bir açıdan yaklaşacağım: Pazarlama dünyasının kadınlara uyguladığı inanılmaz bir baskı var: Daha zayıf olun, hep genç gözükün, ne kadar topuklu o kadar kadınsı, cildiniz sıkı olsun, saçınız uzun ve parlak olsun, dişiniz bembeyaz porselen gibi olsun, hem iyi anne olun hem şık bir plaza kadını gibi gibi.

L’Oréal’in meşhur sloganını düşünün: “L’Oréal, çünkü ben buna değerim.” (Alt metin, bu fondöteni, bu ruju alıp sürmüyorsan değerli bir dişi değilsin.”)

Kadınlara öz değerlerinin görüntüleri, giyip kullandıkları nesneler üzerinden tanımlandığı mesajı veriliyor ki birçok kadın ne denli ünlü, başarılı, güzel ve değerli olursa olsun içinde bir yerlerde bir değersizlik taşıdığını düşünüyor. Değer kazanması için belli şeyleri giymesi, sürmesi, yapması gerektiği empoze ediliyor.

Bu korkunç baskının olumsuz etkileri fark edilmeye başlandı ve “pazarlama etiği” de M.B.A. Programları’na dahil edildi. Dove gibi markalar kadınlara dair “değerli” kabul edilen imajları bir yana bıraktı ve “kusurlu” kabul edilen, no name, caddelerde hep rastlayabileceğiniz yaşamın içinden kadın prototiplerine kampanyalarında yer vermeye başladı.

victoria-beckham-stiletto-ayakkabi
victoria-beckham-stiletto

Ayakkabılara dönersek, evet ben “ayakkabının ruhun arabası” olduğuna, ayakkabı seçimlerimizin iç dünyamızı yansıttığına inanan bir kadınım. Ama ayakkabıların “moral yükselten” etkisine sadece kişisel bir ilgi alanı ve kadınsı bir beğeni olarak bakıyorum.

Tüm dünyanın beğendiği Victoria Beckham gibi bir kadının hiçbir kusuru olmayan ayakları hakkındaki düşünceleri, sadece stiletto giyince kendini güçlü hissettiğini söylemesi bence çok düşündürücü.

Bir kadının öz değer duygusu aşağı yukarı sabit olmalı derim. Kendini olduğu haliyle mutlu, güçlü, değerli bulmayan bir kadını hiçbir ayakkabı bambaşka birisi yapamaz.

Victoria Beckham 2019 Sonbahar Ayakkabı Koleksiyonu Bize Ne Anlatıyor?

victoria-beckham-2019-koleksiyonu-leopar-ayakkabi
victoria-beckham-2019-koleksiyonu

Victoria Beckham moda endüstrisine ilk yöneldiğinde başarılı olur mu acaba diye epeyce sorgulandı. Beckmam tüm o yıllar boyunca adım adım moda imparatoriçesi, David Beckham’ın karizmatik eşi, dünyaca ünlü stil ikonu, 4 çocuklu en fit en klas anne gibi sayısız ünvana sahip oldu.

Markası çok beğenildi, tüm Hollywood “Bizi de giydir” diye Victoria’nın ofisine akın etti. Koleksiyonlarına bakıldığında genellikle bol kesimli gömlekler, geniş paça pantolonlar dikkat çekti. Çok az makyajlı maskülen görünümlü dağınık saçlı modellerce tanıtılan “cool” parçalardı hepsi.

Victoria Beckham 2019 Sonbahar Koleksiyonu ‘na  gelince Victoria’nın çok agresif neon renklere ve ayaklarını mahvetmiş stilettolara ısrarla yer vermekten kaçamadığını görüyoruz. Üstelik bu defa burnu açık, midi boy leoparlı çivi topuk bootieler bile hazırlamış bizlere.

Buna karşılık, modellerin çok sade, neredeyse makyajsız olduğu, giysilerin ise iddiasız dizayn edilip tüm dikkati ayaklara ve ayakkabılara çeken bir koleksiyon bu. Victoria Beckham bu konsepti “modern bir feminite” olarak tanımlıyor.

victoria-beckham-fall-2019-koleksiyonu
victoria-beckham-fall-2019

Mercan ayakkabı severim ben ama çivi topuklarla hafif öne kaymış ayaklardaki o fırlamış ayak parmakları görüntüsünü çok sevemedim açıkçası👎🤔🤔

Dilerim Victoria Beckham gücünün, öz değerinin, güzelliğinin farkına daha çok varır ve dilerim bir gün kendisini doyasıya kahkaha atarken, kendini ana bırakırken görürüz.

Her zamanki gibi en şahane ayakkabılar sizlerin olsun diyorum👠👢👟👌😎 Topuklu seviyorsanız doya doya giyin elbette ama sadece içinizden geldiğinde; bir zorunluluk olarak değil. Hiçbir zaman öz değerinizden şüphe etmeyin. Her koşulda, her durumda değerli ve biriciksiniz. Stilettolu veya stilettosuz.

Sizler ne düşünüyorsunuz bu konuda? Fikirlerinizi okumayı merakla bekleyeceğim.

Shoepera’nın gelecek içeriklerinden haberdar olmak için abone olmayı unutmayın✔

Shoepera’da ayakkabılarla ilgili görmek istediğiniz içerik konuları varsa bana İLETİŞİM sayfasından iletebilirsiniz.

Bir sonraki içerikte buluşmak üzere,

“Ayakkabı Ruhun Arabasıdır”

Sevdiklerinle Paylaş:



Comments

  1. Çok çok sevdiğim hatta özendiğim halde sadece arada sırada özel günlerde giyerim stiletto . Benim için varsa yoksa spor ayakkabılarım ve rahatlığım. Ben spor ayakkabılarımla da kendime güveniyorum iyi hissediyorum ve on numara birisi olduğumu düşünüyorum 🤔 biraz abartmış olabilirim sevgili Aslı hanımcım şakın gülmeyin bana ama biz Aslan burcu kadınları severiz sanırım azıcık abartmayı .. sevgiler

    1. İşte budur Seyhan Hanımcım:) Bir kadın için bence en önemli şey kendisinden hoşnut olması, kendini yeterli, değerli bulmasıdır.
      Siz bunu zaten başarmışsınız, kocaman tebrik ediyorum sizi.

      Sevgilerimle

  2. Artık beni biraz tanıdığını düşünüyorum..Topuklu bir şeyle yürümem mümkün değil :)) o kadar spor ayakkabısıyla doluyum ki..Ayaklarım evrilmiyor artık..Victoria ve daha pek çok ünlü ve de kadın nasıl başarıyor bunu bilemiyorum..

    1. Hiç kendinizi topukluyla yürümeye zorlamayın zaten.
      En yakın arkadaşlarımdan birinin annesi çok frapandır mesela.

      Arkadaşımı 16 yaşındayken topuklularla yürüme denemelerine “zorlamış” evde biraz.
      1 hafta denemişler. Arkadaşım demiş ki:” Anne ben bunları ayağıma sokmak istemiyorum, senin
      topuklu sevmeyen bir kızın var, alış buna.”

      O günden bu yana düğün dernek hariç hiç topuklu giymedi arkadaşım ve tarzı da çok beğenilir.
      Çünkü kendi ruhuna uyan spor ve düz ayakkabılarla şahane görünür hep.

      Ünlülerin üstünde ise çok daha büyük baskılar var. Sürekli iyi giyinmek, fit olmak, makyajlı olmak
      hep bir “iyi görünmek” zorundalar.

      Biraz gönüllerince davransalar hemen manşetler hazır:” Filancayı eşofmanla makyajsız yakaladık”
      Bir rahat bırakmıyorlar ünlüleri maalesef.

      Sonunda Victoria Beckham gibi iş kendine eziyet etmeye varıyor…

      Ziyaret ve yorumunuz için çok teşekkür ederim.

      Yeni yazılarda buluşmak üzere,

      Sevgilerimle

    1. Mühim olan rahat ve keyifli olmanız.
      Kendi tarzınızı en iyi siz bilirsiniz.

      Eskiden ben de topuklu giymeyi abartırdım ama araştırmalarım sonucu topukları daha az, daha rahat kalıplar seçiyorum artık.
      Önce sağlık, sonra stil:)

      Selamlar, sevgiler

  3. Victoria Becham’ın stiletto ayakkabılar hakkındaki fikirleri gerçekten çok ilginç geldi bana Aslı Hanım. Ayaklarını çirkin bulması, onun kendisi ile barışık olmadığını gösteriyor bence. Ve sizin de söylediğiniz gibi sürekli yüksek topuklu ayakkabı giymek, ayaklara zarar veriyor. Daha önceki konunuz düşeslerin ayakkabı tercihleri üzerineydi. Orada yorum yaparken Kate Middleton’un bozulan ayak yapısından bahsetmiştim yine.. Bir ritüelde ayakkabılarını çıkarmak zorunda kalmış ve gazetecilere yakalanmıştı. Yani sağlıktan vazgeçilecek kadar değerli değil bence ayakkabılar. Elbette seviyorsa, yürüyebiliyorsa topuklu ayakkabıyla bir kimse giymeli. Fakat abartılmamalı diye düşünüyorum. Yüksek topuklu giyilmeden de insan gayet hoş görünebilir. Topuk ölçüsüne ilişkin yazınızı da okumuştum. Hatta uygulamayı da yapmıştım. Benim ayak boyutlarıma göre çok kısa topuklar giymem gerektiğini öğrenmiştim. Bunlar bilinmeden yapılan tercihler, sağlığa zarar veriyor. Yalnızca ayaklara değil, bele bacaklara da zararı var. Sayenizde böyle şeyleri öğrenmiş oluyoruz. Çok teşekkürler değerli yazılarınız için. Sevgiyle kalın.

    1. Tüm moda sektörü bize “acısız güzellik olmaz” fikrini kabul ettirmeye uğraşıyor Gülhan Hanımcım.
      Sizin yorumunuzdan sonra Kate Middleton’un o bozulan ayak yapısı hakkındaki habere baktım, gerçekten
      kemikleri ayak yapısı zarar görmüş.
      Kraliyet düşesi bile eziyet çekiyor, bu hiç mantıklı değil.

      Tamam topuklular hoştur ama her şeyin dozu, dengesi önemli.
      Dediğiniz gibi abartınca işte sonra sağlığı toparlamak için uğraş dur..

      Ziyaretiniz ve yorumunuz için çok teşekkür ediyorum Gülhan Hanım.
      Sevgilerimle

  4. Victoria Beckham’a hep gıptayla bakmıştım ne kadannn güzel duruyor ve yürüyor o topuklularla diye ama meğersem hiç takılmayacak bir şey yüzünden kendine resmen eziyet ediyormuş… kendini yada ayaklarını eksik, kötü görmesi üzücü.
    Bence de topuklu giymeyi fazla abartmamak gerek 15 saat ne demek yahu?
    Ben topuklu ayakkabıları çok nadir giyiyorum giyince de zaten 1 saat geçtikten sonra ayaklarım ağrımaya başlıyor ve çıkarıp yalın ayak dolanıyorum ortalıkta :))) zaten yürümesini de beceremiyorum pek :)))) yani ona da helal 15 saat oooffff 🙂

    1. Gerçekten Victoria gibi gıptayla bakılan, çok mutlu olması beklenen bazı kadınların kendine böyle eziyet etmesi,
      için için hiç varolmayan sorunları yaratıp kendine zarar vermesi çok üzücü.

      Bu kadar fazla ün sahibi, her yaptığı olay olan insanların mutlaka gerçeklikten kopmamak için destek terapileri
      almaları gerektiğine inanıyorum.

      Haftada 7 gün 15 saat stiletto resmen Ortaçağ işkencesi:)
      Ayakkabı bir keyif işidir; hayatı böyle zorlaştırmaya hiç lüzum yok ama gel de Victoria’ya anlat:)

      Sevgilerimle

    1. Victoria Beckham evet şıklık namına kendisine çok zarar veriyor.
      Umarım kendisine daha fazla değer vermeyi öğrenir bir gün.

      Bu ara başımıza olmaz işler geldi Engin Beyciğim.
      Kardeşime bir blog kuruyoruz; ancak site URL miz saldırıya uğradı ve banlandı.
      Facebook ve Instagram da bu ban yüzünden yeni blogun sayfalarını kapatmış!

      Ta Amerikalara e-mailler gönderiyoruz, bilişim hukukçusu buldurdum.
      Şikayette bulunduk, inceleme istedik, neler neler…

      Yeni blogu kuralım diye hevesle başladık ciddi bir asap bozukluğu yaşıyoruz.
      Oturup kime nasıl saldırsam diye planlar yapan insanlar var resmen.

      O kadar zaman alan işler ki bunlar, kendi blogum için hiç zaman kalmadı bu hafta.
      Bir kaç güne eski tempoma dönmek istiyorum, ilginiz ve destekleriniz için
      çok teşekkürler.

      Sevgiler, selamlar

      1. Çok üzüldüm aslı hanım hep kötü şeyler iyi insanların başına gelmek zorunda mı diye bazen düşünmüyor değilim Neyse umarım düzelir sizde bu sıkıntılardan kurtulursunuz elimizden bir şye gelirse de her daim yanınızdayız saygılar.

  5. Victoria Beckham’ın yüzündeki hüzünle karışık öfke ifadesini hep derinlerde gizlediği bir özgüven yitimi olarak hissettim. Oysa ki, bir çok kişinin imrendiği bir kadın.
    Bir de ayaklarının durumuna rağmen, dünya üzerinde topuklu ayakkabıyı bu kadar iyi taşıyan nadir insanlardan biri olduğu kesinlikle inkar edilemez.

    1. Karizmatik bir duruşu var gerçekten.
      Milyonlarca kadının yerinde olmak istediği, her yaptığı olay olan bir kadın.
      Ama işte hiçbir şey dışarıdan gözüktüğü gibi olmayabiliyor.

      Yürüyüşü ve duruşu çok zarif. Keşke kendini biraz rahat bırakabilse…
      Yorumunuz için çok teşekkürler.

      Sevgilerimle

  6. Ben Victoria Beckham in kisilik problemi ve psikolojik sorunlari oldugunu ve bu görüntüyü kalkan olarak kullandigini düsündüm her zaman. Evet özenilecek gibi görünen bir yasami var ama sadece üzerlerine gecirdikleri kilifi görüyoruz biz 😊

    1. Evet, ne kadar uğraşılsa da bazı şeyler insanın aurasına siniyor, saklanamıyor.
      Bizim bazı ünlülerimizde de var bu.
      Görüntü kusursuz ama bir soğukluk, donukluk, matlık, mutsuzluk var.
      Yüz ifademiz ayna gibi yansıtıyor her şeyi.

      Varsın kusursuz olmayalım hiç mühim değil ama içten, canlı, hayat dolu olalım derim:)

      Sevgilerimle

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Aslı TUNCA

14 yıl deneyimli bir stratejik pazarlama ve marka yönetimi insanı. Yaşamı stratejiler, sunumlar, lansmanlar ve eventler arasında geçer. Pazarlamayı, markaların evrenini aşkla sever; mesleğine düşkündür, ayakkabılara da :) Aşırı araştırır, çok düşünür, pek gezer, az yazar. Güzelliklere, inceliklere ve güzelliğin ardındaki felsefeye inanır. Hayatta attığımız adımlarda, ayakkabıların simgesel bir anlamı olduğunu düşünür.

Devamı Gelsin Derseniz

SHOEPERA e-mailing grubuna kaydolun; ücretsiz kulüp üyeliğini ve ayakkabı havadislerini kaçırmayın!

SHOEPERA'lılara katıldığınız için teşekkürler. Bu mesajı Shoepera abonesi olarak kulübe ücretsiz üye olma ve içeriklerden haberdar edilme tercihiniz sebebiyle almaktasınız. Ayakkabıların nabzını birlikte tutmak ve Shoepera'da olmaktan keyif almanız dileğiyle:) Aslı TUNCA

Bir şey ters gitti.





Scroll Ad 300*250 (In Post – 5-10 ve 15 . paragraflar sonrası)


Tüm İçeriklerime Göz At
Okura Özel Not

Sevgili Shoeperalılar,

Shoepera Türkiye Yüksek Ökçeler Kulübü, yapılanması gereği ücretsiz kulüp üyeliklerini e-bülten abonesi olmanızla sunuyor.

Bu sebeple:

1.E-bültene abone olmanız,

2.Beğendiğiniz içerikleri sosyal medyada paylaşmanız,

3. Shoepera’yı sosyal medyada beğenmeniz ve takibe almanız,

4. İçeriklere ilişkin yorumlarınızı paylaşmanız

5. Shoepera İçerik Planı’na katkı yapmanız benim için altın değerinde.

Bu sayede sizlere kaliteli çalışmalar sunup sunmadığımı görme fırsatı veriyorsunuz bana.

Zamanınızı ayırarak Shoepera’ya verdiğiniz tüm bu destekler için hepinize çok teşekkür ederim.

shares