corona-sonrasi-moda

Corona Sonrası Moda Ne Yönde Değişebilir?

Sevdiklerinle Paylaş:

Corona sonrası moda anlayışımız acaba neye benzeyecek? Tüketim trendlerinin, tercih edilen satış platformlarının baş döndürücü hızla değiştiği bir belirsizlik döneminden geçiyoruz.

Çeşitli e-ticaret siteleri satış rekorları kırıyor, temassız ödeme ise yeni norm oldu birkaç ayda.

Bu salgın öncesi ben de işim stratejik pazarlama ve marka yönetimi olduğu için insanları tüketime özendirmekle suçlanan(?)lardandım.

Toplumumuzda bir tür tuhaf kast sistemi oluşmuştu ve orta sınıf giderek eriyor, yok oluyordu.

Üzerine global sağlık krizi de eklenince tüketim alışkanlıklarımız, beğenilerimiz, aylık harcamalarımız birden değişime uğradı.

Hastalık sonrası moda acaba neye benzer, corona sonrası moda yerini başka sektörlere mi bırakır gibi sorular sizi de düşündürüyorsa yazımı okumaya devam edin…

Corona Sonrası Moda Anlayışımız Değişecek Mi?

corona-sonrasi-moda
corona-sonrasi-moda

Bu yazıyı farklı bir ülkede yazıyor olsaydım bu konuda görüşlerim de daha farklı olacaktı. Ancak ülkemizin sosyolojik ve ekonomik açılardan Batılı ülkelerden daha farklı gerçekleri var.

Salgın öncesi oluşmuş olan toplumsal sınıflar arası makas açıklığı salgınla iyice arttı maalesef.

Ekonomimiz için ise kriz var diyemem.

Bence Türkiye’de kriz yok. Kriz evresi çoktan aşıldı artık ve bana göre yatay bir buhran evresindeyiz.

Her ne kadar bazı tüketiciler “sokaklarda çok fazla cip olduğunu, herkesin keyfinin çok yerinde olduğunu, kriz mriz olmadığını” öne sürseler de veriler yalan söylemez.

Pazarlamada biz asla yakın çevremizde gördüklerimize bakmayız. Bunlar yanıltıcıdır çünkü. 

Ülkenin geneline, GSMH, GSYH, kişi başına düşen gelir artış/azalış durumu, işsizlik rasyoları gibi parametrelere bakarız.

Böyle olunca sokaktaki insanımıza “corona sonrası moda sence nasıl olacak?” diye sorsam şu anda, herhalde başıma mikrofonu yerim!

Corona sonrası moda sence nasıl değişir derseniz Türkiye’de daha spor, ekolojik ve uygun fiyatlı markalara yönelme olacaktır.

Ayakkabı konusu ise zorunlu bir minimalizme teslim olur diye düşünüyorum.

Doların 7 TL’ler bandında gezindiği, üstüne pandemide işini kaybetmiş (ücretsiz izne gönderilen tüketicilerle beraber) milyonlarca tüketicinin ayakkabı koleksiyonları yapmayacağı, 300 USD lik orta kalite ayakkabıları dahi almadan rafa geri bırakacağı aşikar.

Ülkemizde insanlarımız Maslow’un İhtiyaçlar Piramidi’nde en alt basamağa, barınma, beslenme, güvenlik gibi fizyolojik ihtiyaçları zor karşılama noktasına ittirildiler maalesef.

Bana soruyorsunuz yeni ayakkabı koleksiyonları filan neden sık sık yazmıyorsun diye…

Hanesinde hiç çalışan kalmamış, doğal gazı kesilmek üzere olan, çocuğunu da kolejden alıp devlet okuluna alelacele kaydettirmeye uğraşan o fedakar kadınlarımıza stiletto modası anlatırsam çok sorumsuz, empatisiz ve düşüncesizce davranmış olurum gibime geliyor…

Corona sonrası ayakkabıda bence 1 çift yazlık 1 çift kışlık, 1 babet, 1 çift de spor ayakkabı olmak üzere yılı 4 ayakkabıyla tamamlama eğilimi öne çıkar; gidişat o yönde…😢😢😢

Ayakkabı bir keyif işidir.

Ağız tadı olmadı mı, en güzel ayakkabıdan bile haz alamayız…

Yurt dışında ise salgın döneminde evet moda harcamaları belirgin şekilde düştü kaçınılmaz olarak.

Ancak o ülkelerdeki sosyal devlet olanakları, işsizlik maaşlarının yüksekliği gibi avantajlar moda tüketiminin tamamen çökmesini önledi.

Batılı toplumlarda salgın sonrası için ise moda harcamalarının artacağı ancak bu defa tüketicinin dijital alışveriş talebinin aşırı artacağı ön görülüyor.

Bu durum yurt dışındaki AVM ve mağaza içi satışlarda dramatik düşüşler yaratırken, e-ticarette dijital dönüşüm hamlelerini başarıyla yapan Dior gibi moda devleri zararlarını kısmen de olsa kapatabilecekler.

Bu içerikte görebileceğiniz üzere Mc Kinsey raporunda 2020 yılında kozmetik, giyim ve ayakkabı harcamalarında %30’luk bir düşüş öngörüsü paylaşıyor.

Raporun hazırlanışında görüşülen tüketicilerin tam %48’i her zaman düzenli olarak satın aldıkları ayakkabı, kozmetik ve giyim harcamalarını kestiklerini belirtiyor.

Corona Sonrası Ekonomi Ne Tür Sinyaller Veriyor?

Adam Slater, Oxford Economics Başekonomisti global ölçekte bu yıl %4’e yaklaşan bir daralma öngördüklerini ifade etmişti.

Bu daralma her ne kadar yılın ilk iki çeyreğinde daha fazla hissedilse de, 2020’nin ilerleyen aylarında da çok hızlı bir toparlanma beklenmiyor maalesef.

2008 krizinden sonra yaşadığımız gibi orta-uzun vadeye yayılmış bir toparlanma bekleyebiliriz ancak.

Tabi bu öngörüler global olarak geçerli.

Biz “gelişmekte olan ülkeler” arasında yer aldığımız ve full ithalatçı ülke konumunda olduğumuz için Türkiye özelinde bakarsak reel toparlanmanın ekonomisi gelişmiş ülkelere nazaran daha geç ve daha zorlu olacağı apaçık ortada…

Ülkemizde ücretsiz izne çıkartılmış veya yasak öncesi alelacele işten çıkartılmış kitlelerin ne zaman, ne şekilde ekonomide kendilerine tekrar yer bulabilecekleri belirsiz.

Üstelik evden çalışmanın işletmeler için ne kadar verimli ve karlı olduğu da görüldü.

Salgın sonrası bu evden çalışma trendi korunursa, şirketler ofis araç filoları kiralamaktan, ısınma, gıda, elektrik v.b. giderlerden kurtulacaklar ve belki de 5 kişiyi ofise getirterek çalıştırmak yerine 2 kişiyi evden çalıştırma yoluna gidebilecekler…

Corona sonrası ekonomi çok boyutlu planlanmasını, özel uzmanların birlikte çalışarak 10-20 yıllık toparlanma senaryoları hazırlamasını gerektiren bir belirsizlikte maalesef…

Corona Sonrası Moda Hakkında Son Söz

Bugün sizlerle yakın ve orta vadede corona sonrası moda dünyası nasıl bir şekil alabilir, tüketim alışkanlıklarımız şimdiden değişti mi gibi sorulara değindik.

Kendi adıma konuşmak gerekirse Türk ayakkabı sektöründen bu yazımda etraflıca değindiğim gibi ümitli değildim.

Üzerine de salgın faciası yaşandığı için bu sektörün ülkemizde tekrar canlandırılmasının hayli güç olduğunu düşünüyorum.

Ayakkabıda olduğu gibi hazır giyimde de ithalatçı ülke konumunda olduğumuzdan Türkiye’de giyim, ayakkabı ve kozmetik tüketiminde hem alışveriş yapma sıklığında hem de toplam sepet tutarlarında düşme olabileceğini düşünüyorum.

Ücretsiz izne çıkartılmış milyonlarca çalışanın aynı koşullarda işlerine dönebilecekleri pek olası gibi durmuyor çünkü maalesef.

Yurt dışında ise moda duayenlerinden gelen sinyaller büyük değişimlerin habercisi gibi.

Dev markalar artık doğaya, ekosisteme ve toplumlara karşı çok daha sorumlu bir yönetimsel yaklaşım sergilemeleri gerektiğinin farkına vardılar.

Toplumsal sınıflarda da geçişler yaşandı. Global sağlık krizi öncesi üst sınıf kabul edilen kitleler orta sınıfa doğru gerilediler.

Orta sınıf olarak kabul edilen maaşlı tüketici kesimlerinde yaşanan devasa işsiz kalma durumu da bu kitleleri alt sınıfa doğru ittirmeye başladı maalesef.

Bu sebeplerle ülkemizde ve dünyada ayakkabı modası ve genel olarak moda anlayışlarımızda radikal denebilecek dönüşümler yaşanacağını düşünüyorum.

Salgın dünyada tamamen kontrol altına alınabilse bile, hiçbir şey olmamış gibi tamamen eski tüketim ve alışveriş anlayışımıza geri dönemememiz bence muhtemel.

Corona sonrası moda anlayışımızda daha çevreci, geri dönüştürülebilir, ekolojik malzemelerden üretilmiş, makul fiyatlı, dayanıklı ve minimalist ürünlere yöneleceğiz diye düşünüyorum.

 👉Ne diyorsunuz bu meseleye? Salgın başladığından bu yana moda alışverişlerinizde değişimler yaptınız mı?

👉 Sizce salgın sonrası yine çılgınca tüketimlere geri mi döneceğiz yoksa artık daha farklı bir anlayışla mı alışveriş yapacağız? Fikirlerinizi aşağıda yorumlar sekmesinde paylaşırsanız konuyu beraberce değerlendirebiliriz.

Gelecek içerikte buluşana dek sağlık, keyif ve güzel ayakkabılarla kalın😎

“Ayakkabı Ruhun Arabasıdır” 

Sevdiklerinle Paylaş:



Comments

  1. Salgın başladığından bu yana zorunlu alışverişlerden öteye geçemedik biz. Şartlara bakılırsa, daha uzun süre bu durum böyle devam edecek. Corona süresince sanırım her kesim için ayrı ayrı tasarlanacak maskeler ön planda olacak. Maske modası. Şu Corona’ya bir an önce çözüm bulunmazsa ayakkabıya da pek ihtiyaç duymayabiliriz. Gelecek günler nelere gebe, belirsiz. Ufukta huzur görünmüyor ama yine de enseyi karartmayalım biz.

    1. Elden geldiğince moralli kalmaya çabalıyoruz bakalım.
      Hiç bu kadar süreceğini ummamıştım açıkçası.
      Domuz gribi dönemindeki gibi olur zannettim ama bu defa durum çok karışık; neyin ne olduğunu anlayacağız yakında umarım.
      Bir de beni düşün:)
      Sen kalk bir ayakkabı kulübü kur; 1 yıl sonra Türkiye’deki tüm ayakkabı markaları batsın ve konkordato ilan etsinler.
      Piyasada ilaç için 1 tek ayakkabıcı kalmasın!
      Üstüne de küresel pandemi çıksın!
      Şans diye bir şey yapmışlar ve Murphy bir süredir bana çalışıyor.
      Dediğin gibi enseyi karartmayalım:)
      Sevgilerimle

  2. Ayakkabı bir keyif işi bu çok doğru, giyim kuşam da büyük ölçüde öyle aslında. Avusturyada da insanlar pek almıyor, ufak butikler tek tek kapanıyor maalesef. İnsanlar en çok marketlere saldırdı bu dönemde.

    1. Merhaba,

      Rahatsızlığım nedeniyle yorumunuzu ancak bugün alabildim.
      Gecikmeli cevaplayabildiğim için özür dilerim sizden.

      Gerçekten coronayla beraber tüketim kalıplarının bu kadar radikal biçimde değişmesine hiçbirimiz hazırlıklı değildik.
      Güvenlik, beslenme ve barınma gibi temel ihtiyaçlar ön plana çıktı bir anda.
      Galiba savaş, pandemi dahil mücbir sebeplerde bile batmayan sektörlerde çalışmak gerek, gıda mesela:)

      Ziyaretiniz için çok teşekkür ederim.
      Sevgilerimle

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Aslı TUNCA

14 yıl deneyimli bir stratejik pazarlama ve marka yönetimi insanı. Yaşamı stratejiler, sunumlar, lansmanlar ve eventler arasında geçer. Pazarlamayı, markaların evrenini aşkla sever; mesleğine düşkündür, ayakkabılara da :) Aşırı araştırır, çok düşünür, pek gezer, az yazar. Güzelliklere, inceliklere ve güzelliğin ardındaki felsefeye inanır. Hayatta attığımız adımlarda, ayakkabıların simgesel bir anlamı olduğunu düşünür.

Devamı Gelsin Derseniz

SHOEPERA e-mailing grubuna kaydolun; ücretsiz kulüp üyeliğini ve ayakkabı havadislerini kaçırmayın!

SHOEPERA'lılara katıldığınız için teşekkürler. Bu mesajı Shoepera abonesi olarak kulübe ücretsiz üye olma ve içeriklerden haberdar edilme tercihiniz sebebiyle almaktasınız. Ayakkabıların nabzını birlikte tutmak ve Shoepera'da olmaktan keyif almanız dileğiyle:) Aslı TUNCA

Bir şey ters gitti.





Scroll Ad 300*250 (In Post – 5-10 ve 15 . paragraflar sonrası)


Tüm İçeriklerime Göz At
Okura Özel Not

Sevgili Shoeperalılar,

Shoepera Türkiye Yüksek Ökçeler Kulübü, yapılanması gereği ücretsiz kulüp üyeliklerini e-bülten abonesi olmanızla sunuyor.

Bu sebeple:

1.E-bültene abone olmanız,

2.Beğendiğiniz içerikleri sosyal medyada paylaşmanız,

3. Shoepera’yı sosyal medyada beğenmeniz ve takibe almanız,

4. İçeriklere ilişkin yorumlarınızı paylaşmanız

5. Shoepera İçerik Planı’na katkı yapmanız benim için altın değerinde.

Bu sayede sizlere kaliteli çalışmalar sunup sunmadığımı görme fırsatı veriyorsunuz bana.

Zamanınızı ayırarak Shoepera’ya verdiğiniz tüm bu destekler için hepinize çok teşekkür ederim.

shares